Özel Kadıoğlu Hastanesi
E-Hizmetleri Oturum Açarak Kullanabilirsiniz
Sitemizin tüm içeriğini kullanabilmek üyelik gereklidir
E-Hizmetleri Oturum Açarak Kullanabilirsiniz
Sitemizin tüm içeriğini kullanabilmek üyelik gereklidir
HİPERTANSİYON
Günümüzün bilgilendirme biçimleri gittikçe gelişmiş yenilikler en kısa zamanda toplumumuza yayılmıştır. Halen ansiklopedi bilgileri ile tansiyon ve hipertansiyon kavramlarını bizi izleyenlere anlatmak yerine bu konudaki güncelleşen ve bu zaman diliminde algılanan bilgileri tartışmak daha uygundur.
Toplumun büyük çoğunluğu tansiyon aletine sahip olup, zaman zaman tansiyonlarını kontrol ettikleri gibi hekime başvurma ve sağlık kontrolleri yaptırma, eczanede tansiyon ölçtürme alışkanlıkları artmıştır.
Gerçekte insan sağlığının bir gösterisi gibi görünen tansiyon ölçümü usulüne uygun ve doğru olarak ölçülmelidir.
Kan basıncının damarlarındaki ölçümü; yaşa, cinsiyete, kiloya ve birçok bileşkeye bağlı farklılık gösterir. Büyük ve küçük tansiyon olarak ifade ettiğimiz kan basıncı kalbin kasılması ve gevşemesi sırasındaki basınçtır. Kalbin kasılma durumunu, damarların elastikiyetini, damar içindeki kan sıvısının yoğunluğunu, böbreklerdeki sıvı atılımının durumunu, akciğer ve vücuttaki kan dolaşımını bize ifade eden çok basit fakat çok bilgi içeren bir ölçümdür.
Hangi rakamdan sonra hipertansiyon hangi rakamdan sonra hipotansiyon, bireylere göre değişmeliyken insanların hepsine 120/80 mm/Hg normalidir demekte tartışmalıdır. Aşağıda vereceğimiz klasik bilgiler ışığında esas ana fikir; ‘hastalık yoktur, hasta vardır’ bilgisi.
Yeni genetik ve engin araştırmaları sonucu hastaların sahip olduğu beden yapıları ile ölçümler esasında bağ kurabilen yeni tıbbi açılımlar oluşmuştur. Basit bir konsantrasyon bozukluğunun veya endişe halinin altında bir hipertansiyon olgusunun varlığını tespit etmek; tıbbi bir başarıdır.
Hasta muayenesinin vazgeçilmez bir tarafı tansiyonu her iki koldan bilinen pozisyonda rahat bir ortamda ölçmektir.
Hipertansiyon, erişkin hastalar açısından en sık rastlanan sorunlardan biridir. Toplumun en az %10’u, yaşlıların yaklaşık % 50’si hipertansiftir. Tansiyonun düzeltilmesi ile beyin damar hastalıkları anlamlı derecede azalmaktadırlar. Toplumda ortalama 2 mm/Hg’lik bir tansiyon düşüşü sağlanabilirse beyin damar hastalıkları %6, kalp da mar hastalıkları ise %4 azalmaktadır. Hipertansiyon, kronik ve hayat boyu süren bir sorun olarak yaşamı tehdit etmektedir.
Hipertansiyon nedir?
Tansiyon, kan basıncını ifade eden bir terimdir. Hipertansiyon, kan basıncının normal kabul edilen sınırların dışına çıkmasıdır. Büyük tansiyon (sistolik) için kan basıncının 140 mm/Hg, küçük tansiyon (diastolik) için kan basıncının 90 mm/Hg’nin üzerinde bulunması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır.
Hipertansiyonun belirtileri
Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermez. Bu sebeple dikkatli olmak ve belli aralıklarla ölçüm yaptırmak yararlıdır.
Hipertansiyonun nedenleri
Hipertansiyonun %90-95 arası nedeni bilinmemektedir. Geriye kalan %5-10’luk kesimde ise böbrek hastalıklarına, damar hastalıkları, endokrin bozukluklara ve doğum kontrol hapı kullanımına bağlı hipertansiyonlar olarak karşımıza çıkar.
Hipertansiyon teşhisinde yapılan incelemeler
Hipertansiyonun tedavisi
Tedavide önce diyet denenmeli, yeterli gelmezse diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar verilmelidir. Asabi hipertansiyon şüphesi varsa sakinleştirici ilaçlar denenebilir ya da psikiyatri konsültasyonu önerilebilir. Bunların yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir.
Kimler hipertansiyon risk gurubundadır?
Hipertansiyonun neden olabileceği rahatsızlıklar
Herhangi bir belirti vermemesi mümkün olmakla birlikte,
Tansiyon Nasıl Ölçülmelidir?
Hipertansiyondan korunmak için neler yapılmalıdır?
Ahmet Kadri Kanbur
Dahiliye
Son Güncellenme: 18.10.2011